Anasayfa Haberler yerel tarih Kürt tarihi Halaçoğlunu destekliyor mu?
Kürt tarihi Halaçoğlunu destekliyor mu? PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Nisan 2008 00:39
Ünlü Kürt tarihçi Şeref Han’ın 1597 yılında yazmış olduğu ‘Şerefname’ isimli kitabı, tartışmaya yol açtı. Emekli Kurmay Albay Ahmet Uludağ, Şerefname’nin Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun tezlerini desteklediğini öne sürüyor.
ERKAN ACAR

Ahmet Uludağ, emekli bir kurmay albay. Bölücü terör örgütü PKK’ya karşı mücadelenin yoğun olarak yaşandığı ve başarı da sağlandığı 1994-1995 yılları arasında Güneydoğu’da Komando Alay komutanlığı yaptı. Emekli Kurmay Albay Uludağ, terörle bir yandan silahı ile mücadele ederken bir yandan da bölge halkını tanıma fırsatı buldu. Bir psikolog, bir sosyolog gibi gözlemlerde bulundu. Bunu eserlerine de yansıttı.

Emekli Kurmay Albay Uludağ, geçen yıl kaleme aldığı “Çalınan 240 Komando Askeri” isimli eserinde Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun son zamanlarda tartışmalara yol açan tezlerini destekler mahiyette bilgiler yer alıyor. Uludağ, çok geniş bir coğrafyada yaşayan ve tamamı Müslüman olan Kürtlerin de Türkler gibi Müslüman olduktan sonra Anadolu’ya gelmiş olabileceği üzerinde duruyor. Prof. Dr. Halaçoğlu, bazı Kürtlerin Türkmen kökenli olduğunu savunmuştu. Uludağ da kitabında bu tezin doğru olduğunu savunuyor ve buna delil olarak yine Kürt tarihi kaynaklarını örnek gösteriyor. Bir yıl görev yaptığı Bitlis’te Kürt tarihçi Şeref Han’ın 1597 yılında yazdığı Şerefname isimli eserini duyduğunu belirten Emekli Kurmay Albay, daha sonra Ant Yayınları tarafından 1971’de basılan söz konusu kitabı bulmuş. Türkçe çevirisi 1971’de yayınlanan “Şerefname”, Kürt tarihi ve sosyolojisi açısından önemli bir kaynak olarak görülüyor. Ant Yayınları tarafından yayınlanan baskısının 24. sayfasında Şeref Han şunları anlatıyor:

“Hazret-i Muhammed’in peygamberliğinin ünü ufuklara yayıldığı, İslamiyet’in çağrı sesinin yankısı dünyanın her tarafına yansıdığı, ülkelerin kralları ve memleketlerin iklimlerin sultanları bu yeni görünümle ilgilenip, bu yüce Efendi’nin önünde eğilmek ve O’na bütün içtenlik ve coşkuluklarıyla itaatlerini sunmak şerefini kazanmak istedikleri zaman; o sırada Türkistan’ın en büyük hükümdarlarından bir olan Oğuz Han, Medine-i Münevvere’de bulunan, peygamberlerin övüncü ve yaratılmışların Efendisi’ne bir heyet gönderdi. Bu heyetin başında da Kürt büyüklerinden ve ileri gelenlerinden Buğduz adlı bir kişi vardı...”

Bitlis’in Mutki ilçesinde halkla zaman zaman sohbet toplantıları yaparak Kürt-Türk ayrımını konuştuğunu anlatan Uludağ, “O sıralar Avrupalı bir kısım destekçileri vasıtasıyla Kürtlerin Med kavminin devamı olduğu propagandası yapılıyor. Yurtdışında kurulan televizyonlarının adı da Med TV.” diyor.

Med kavminin yaşadığı tarihlerde Ermeniler de aynı bölgede yaşıyor. Uludağ, milattan önce 590 yılında Medlerin Persler ile yani İranlılar ile birleşip Ermenilerin yaşadığı yerleri ele geçirdiğine ve Ermenileri egemenlikleri altına aldığına dikkat çekiyor. Milattan sonra 114 yılında da Ermenilerin yaşadığı bölgeleri Romalıların ele geçirdiğini kitabında anlatan emekli kurmay albay, şöyle devam ediyor:

“M.S. 287 tarihinde de Ermenilerin Hıristiyanlık dinini kabul ettikleri tarihî bir vakadır. Şimdi bu olaylar bin yıl içinde yaşanırken Kürtler Ermeniler ile aynı bölgelerde yaşarken, bu tarihî olaylardan Kürtlerin hiç etkilenmemesi mümkün mü? Yani Roma İmparatorluğu egemenliğine girecekler, Romalıların etkisi baskısı, zorlamasıyla Ermeniler Hıristiyan olacak; ama bölgede Ermenilerle iç içe yaşayan Kürtlerin ataları oldukları varsayılan Med kavminin devamı olan bu insanlardan en küçük kısmı bile Hıristiyanlığı kabul etmeyecek, mümkün mü?”

Azerbaycan, İran, Türkiye, Irak, Suriye’de yaşayan Kürtleri örnek gösteren Uludağ, “Oralardaki Kürtlerin hiçbiri Hıristiyan olmamış ki. Günümüzde hiçbir Kürt yerleşim merkezinde bir Hıristiyan Kürt kilisesi, Hıristiyan Kürt mezarı kalıntısı bulamazsınız. Bölgede beraber yaşadıkları Arapların bir kısmı bile Hıristiyan. Hiçbir Kürt’ün Hıristiyan olmamasının bir nedeni olmalı.” diyor.

Uludağ, Şerefname’deki hikâyenin 410 yıl önce yazılmış bir kitapta geçtiğini belirterek, “Bu da hikâyenin 200-300 yıllık evveliyatı da var demektir. Günümüzden 600-700 yıl önce Kürtler arasında anlatılan bu hikâyeye göre Kürtler ve Türkmenler, Türkistan denilen bir ülkede beraber bir arada yaşıyor. Hükümdarları da Oğuz Han. Onun peygamber gibi yüce makama gönderdiği heyetin başı ise Buğduz isimli bir Kürt ileri geleni. Bu da Türkmenler ve Kürtler arasında ayrılık gayrılık olmadığının göstergesidir. Aksi takdirde Kürtler günümüzden 1000 yıl kadar önce anlattıkları kendi hikâyelerine niye Türkleri de dahil etsin?” sözleriyle “Çalınan 240 Komando Askeri” adlı kitabında vurgulayarak bu konunun bilim adamlarınca araştırılmasını istemiş.

kaynak: http://pazar.zaman.com.tr/?bl=5&hn=1179
 

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Yorum ekle

Söz sizde!
* tarihim.org üyesiyseniz haber yorum yapabilirsiniz.
* Henüz üye olmadıysanız yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlancaktır.
* Hemen yayınlansın istiyorsanız lütfen üye olunuz.
* Ahlaki kurallar çerçevesinde yorumlarınızı yazınız.
*******
Not:
* Sitemizdeki yayınlanan köşe yazıları, arartırma ve makaleler sitemizin değil, yazarının görüşlerini yansıtır.
* Yanlış bilgi verildiğini düşünüyorsanız, kendinizi tanıtıcı bir bilgi eşliğinde yazılarınızı gönderdiğiniz takdirde, yazınız www.tarihim.org sitesinde yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile

yenisite

Haberi Paylaş

Bookmark and Share

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün61
mod_vvisit_counterDün644
mod_vvisit_counterBu Hafta2220
mod_vvisit_counterBu Ay5541
mod_vvisit_counterToplam723396