Anasayfa Haberler cevap arayan sorular Biz Sultan Vahideddin'ci miyiz, Yoksa Mustafa Kemal'ci mi?
Biz Sultan Vahideddin'ci miyiz, Yoksa Mustafa Kemal'ci mi? PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 22 Şubat 2009 18:23
Tags Vahdettin

34 yaşındayım. Türk Kültür ve Milli  Eğitim sistemine göre yetiştirildim. Bizlere ve bizden daha önceki nesillere iki kelime öğretildi. ya  “KAHROL” ya da “ÇOK YAŞA”…

Bir insan bize göre ya kahrolacaktı, ya da çok yaşayacaktı… Renk kavramı olarak ya Beyazı kabul ettik, ya da siyahı… Tarihi kahramanlarımızı övmek için hep bir diğerini karaladık. Hep bir dayatma ile karşı karşıya bırakıldık; TARİHTE BİRİ KAHRAMANSA, DİĞERİ HAİNDİR. Hiç düşünmedik, ya tarihimizde hain yoksa ve herkes kahramansa…
Beni bu köşeden takip edenler bilir ki, yaklaşık dört haftadır, hep yakın tarih mevzularıyla hemhâl olmaktayız. Osmanlı Devleti’nin son hükümdarı Sultan Mehmet Vahidettin han’ın nasıl biri olduğunu anlatmaya çalışmaktayız. Verdiğimiz bazı bilgiler “Klasik Bilgi Kuramı” gereği klasik tarih öğretisinden farklı ve değişik görülüyor. Yolda beni gören kardeşlerim, “—Nasıl yani Vahdettin hain değil mi?...” diye hayret nidaları ile soruyorlar. Evet sevgili dostlar, Tarihimizde hain yok. Ne sultan Vahidettin haindi, Ne Nazım Hikmet Haindi, Ne de Deniz Gezmiş… Birilerine göre Necip Fazıl Hain, Birilerine göre ise Aziz Nesin… Memleketimizin renklerini ifade eden bu kişilere hain diyenler bence açıp sözlüğe bir baksınlar “HAİN” ne demektir diye…
Bugün etrafta, kendisini tarih sosyologu sanan birileri, Bu yüce milletin “Kurtuluş destanı” olan Milli Mücadeleyi hafife almak için 10400 olan şehit sayısını ortaya atıyorlar ve diyorlar ki; “Bu milli mücadele denen şey  Yunan askerleri ile basit çatışmalar yapan birliklerin yaptığı şeylerdir, ve çok da önemli değildir.” Ne kadar hazin bir yaklaşım tarzı. Milli Mücadele boyunca verdiğimiz 10400 şehidimizi hafife alarak kim ölü sayısının çok olmasını ister biliyor musunuz?
Milli hassasiyet ve kültüründen uzak olan kişiler.
Evet bence Sultan Mehmet Vahidettin Han, Memleketin kurtuluşu için canını dişine takan iyi bir vatan evladıydı.Samimiydi, namusluydu ve milliyetçiydi. Fakat memleketi kurtarmak için başvurduğu  yöntem ya da yollar ne kadar doğru…. İşte bu konu tartışılabilir. Bir insan boğazına kadar işgal belasına batmışsa, yatak odasına kadar düşman askeri girmişse, memleketi karış karış bölüşülmüşse, ordusu dağıtılmış, tersanelerine el konulmuş postaneleri kapatılmışsa ve yarına dair hiç ümidi yoksa, bütün bu olumsuzların içinde memleket için kıvranırken yanlış yapması hata yapması  niçin hainlik olsun.
Biz, bu vatandan başka gidecek ikinci bir vatanı olmayanlardanız. Eğer bu vatana bir gün düşman girerse, ilk önce cepheye koşacaklardanız. Şimdi birleri bize diyor ki YA SULTAN VAHİDETTİN’ci olacaksın,  Ya da MUSTAFA KEMAL’ci… Hayır efendim, biz böyle bir tasnifi asla ve kat’a kabul etmiyoruz ve haykıra haykıra bağırıyoruz ki; Biz Hem Mustafa Kemal Paşa’yı çok seviyoruz, hem de samimi olduğuna inandığımız Sultan Mehmet Vahidettin’i… Bize göre hem Mustafa Kemal Paşa Vatan kahramanı, hem de Sultan Vahidettin han… Tarihimizde hain arayanlar, Allah aşkına dürüst olun ve tarihî bir araştırma yapın ne göreceksiniz biliyor musunuz; Bu ikilinin el ele ve kol kola bu memleket için çalıştıklarını, ve danışıklı dövüş içerisinde hareket ettiklerini… Peki şu an geldiğimiz bu noktaya niçin gelindi?... Bu sorunun cevabı bir konferans konusu bu köşeye sığmaz.
Sultan  Vahidettin Han, niçin onlarca ve her biri birbirinden şanlı Osmanlı paşalarının arasından rütbece küçük ve henüz paşa olan Mustafa Kemal Paşa’yı seçti. Ne aradı ve ne buldu bu paşa’da… Kendisine “—Sultanım Mustafa Kemal Paşa Cumhuriyetçidir onu seçmeyiniz” diyenlere, niçin “—Bu vatanı kurtarsın da neci olursa olsun” cevabını verdi. Bu cevap bir hain tarafından verilebilir mi?... Sultan niçin Samsun’daki küçük köy nümayişlerini durdurmak için gönderdiği bir paşaya İzmit’in doğusundaki tüm vilayet valiliklerine emir verebilecek sınırsız salahiyetler verdi. Bu nasıl izah edilebilir… Niçin Mustafa Kemal Paşa’yı tüm maddi ve manevi imkanlarla donattı?...Mustafa Kemal paşa niçin kendisi hakkında idam fermanı hazırlatan, ve ordudaki vazifesine son verdiren padişah’a Erzurum kongresinden arz-ı hürmet eder ve Vahidettin Han’ın doğum gününü kutlar. Bir hain niçin memleketten giderken imparatorluğun hazinesine elini sürmez ve tabiri caizse beş parasız gider…ve en önemlisi niçin Avrupa’da hainliklere devam edip, bir ordu kurup bu ordu ile Anadolu üzerine saldırmaz. Bütün bunlardan da anlaşılacağı üzere sevgili dostlar,
Sultan Vahidettin Han asla bir hain değildi. Tam aksine canını dişine takarak memleketi için çalışan, yırtınan ve yıpranan bir garibandı.
Bir de Mustafa Kemal Paşa’ya göz atalım. Bu paşa, 13 yaşında evinden ayrılmış, askeri okullarda okumuş, 28 yaşında Trablusgarp’ta İtalyanlara karşı halkı örgütlemeye gönderilmiş, 33 yaşında bir tümen komutanlığına getirilmiş, 34 yaşında Çanakkale cephesinde Arıburnu, Anafartalar ve Conkbayırı cepheleri grup komutanlığına getirilmiş ve onbinlerce vatan evladı kendisine emanet edilmiş, 35 yaşında kolordu komutanlığı yapmış, 36 yaşında 3 ordudan oluşan (askerlik yapanlar 3 ordunun ne kadar büyük bir oluşum olduğunu bilirler)  “YILDIRIM ORDULARI KUMANDANLIĞI”na getirilmiş ve yine 36 yaşında padişahın yaveri sıfatı ile Almanya’ya gönderilmiş ( kendisinden kıdemli yüzlerce paşa varken,  36 yaşındaki Mustafa Kemal paşa’nın padişaha yaver yani yardımcı seçilmesi manidar değil midir?...) 37 yaşında vatanı düşman işgalinden kurtarmak için özel ve gizli bir emirle Anadolu’ya gönderilmiş, 38-39 yaşında ise memleketi düşman işgalinden kurtarmış bir adam, nasıl sevilmez ve nasıl yaptığı büyük işler görülmez.
Dedim ya ben 34 yaşındayım, ve karşımda 34 yaşında Çanakkale cephesi komutanlığı yapmış biri duruyor. Çanakkale’ye gidenler oranın nasıl zor bir coğrafya olduğunu bilirler.
Şimdi bütün bunlardan sonra ben diyorum ki Mustafa Kemal çok büyük bir komutan eşsiz bir askerî dehadır hiç şüphesiz. Fakat paşa böylesine büyük bir deha iken, O’nu keşfeden ve vatanı kurtarmak vazifesi ile Anadolu’ya gönderen Sultan Vahidettin han nasıl hain olabilir. Şimdi şunu diyenler olacaktır. Mustafa Kemal Paşa Nutuk isimli kitabında Sultan için hain diyor. Evet doğrudur. O kitapta öyle söylenir. Fakat Padişaha hain diyen Mustafa Kemal Paşa, Niçin 16 Mayıs 1926’da ölen Sultan Vahidettin’in arkasından “—Çok namuslu bir adam öldü. Eğer isteseydi, saraydaki bütün hazineyi yanında götürür muhteşem bir ordu kurar ve üzerimize öyle bir gelirdi ki…” demiştir. Bir adam hem hain hem de çok namuslu nasıl olabilir. Bu iki söylem arasındaki farkı o dönemin ince kıvrak politikasını, ve ilm-i siyasetini bilmeyenler anlayamaz ve doğru tefsir edemezler.
HÜLASA-İ KELÂM, BİZ HEM SONUNA KADAR  MUSTAFA KEMAL PAŞA’CIYIZ, HEM DE SONUNA KADAR  SULTAN MEHMET VAHİDETTİN’Cİ… İKİSİ DE BİZİM ÖZ DEĞERİMİZ… BU BÖYLE BİLİNE…

Selâm ve Muhabbetle…

Ahmet ANAPALI

habervakti

 

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Yorum ekle

Söz sizde!
* tarihim.org üyesiyseniz haber yorum yapabilirsiniz.
* Henüz üye olmadıysanız yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlancaktır.
* Hemen yayınlansın istiyorsanız lütfen üye olunuz.
* Ahlaki kurallar çerçevesinde yorumlarınızı yazınız.
*******
Not:
* Sitemizdeki yayınlanan köşe yazıları, arartırma ve makaleler sitemizin değil, yazarının görüşlerini yansıtır.
* Yanlış bilgi verildiğini düşünüyorsanız, kendinizi tanıtıcı bir bilgi eşliğinde yazılarınızı gönderdiğiniz takdirde, yazınız www.tarihim.org sitesinde yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile

yenisite

Haberi Paylaş

Bookmark and Share

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün17
mod_vvisit_counterDün694
mod_vvisit_counterBu Hafta3638
mod_vvisit_counterBu Ay2071
mod_vvisit_counterToplam400728