Anasayfa Haberler tarih özel Osmanlı Kadın Öncüleri'ni tanıyalım
Osmanlı Kadın Öncüleri'ni tanıyalım PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Nisan 2008 02:20

Osmanlı Kadın Öncüleri'ni tanıyalımOnlar bizim kadınlarımızdı. Sadece açlıkla, yoksullukla, savaşın acılarıyla, eğitimsizlikle savaşmadılar, aynı zamanda tabularla, gelenekle ve önyargılarla da savaştılar....

Osmanlı Kadın Öncüleri'ni tanıyalım

Osmanlı sosyal tarihine yakından baktığımızda, bugün çoktan unutulmuş ya da hiç bilinmeyen sayısız kadın öyküsüyle karşılaşırız. Bugün dağıtımı yapılan ve kitapçı raflarında sizi bekleyen Kadın Öncüler isimli önemli bir tarih araştırması kitapçı raflarında o kadınları merak edenleri bekliyor...

O kadınlar Nazım'ın deyişi ile 'soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen bizim kadınlarımız' arasından kendilerine sunulan kadere razı olmayıp, çalışıp didinerek farklarını ortaya koyan isimlerdi..

Özellikle II. Meşrutiyet’le başlayıp Cumhuriyet’e uzanan süreçte; özgürlükçü rüzgârdan nasibini alan Osmanlı kadınının üzerine düşen vazife için öne atılması; ona sosyal hayatta yer bulmasının kapısını açar.

Sonu gelmez savaşların tüm karanlığını hissettirdiği zorlu yıllarda; eli silah tutan erkek nüfusun cephede olması ve askerin kayıplar vermesiyle oluşan işgücü açığını kapatma görevi kadınlara düşer. Bu kayıplarla ortada kalan binlerce dul ve yetimi de sefalet beklemektedir. Kolları sıvayan kadınlarımız, fabrikada işçi, okulda öğretmen, tarlada ırgat, hastanede hemşire, mitinglerde kalabalığı coşturan hatibe, hatta savaşta er olurlar. Girişimci kadınlar dernekleşerek işsizliğe ve yoksulluğa, aydın kadınlar okullar açarak eğitimsizliğe ve cehalete, hayırsever kadınlar yardım faaliyetleriyle kimsesizliğe savaş ilan ederler.

Türk kadını vatan için aynı safta çalışarak sosyalleşirken, varlığının ve sorunlarının farkına varır. Genellikle saygın ailelerin eğitimli kızlarının öncülüğünde basın ve dernekçilik faaliyetleriyle hayata karışarak; kadınların eğitimi, ailede, iktisadi ve toplumsal hayattaki yeri, sosyal hakları konularında okumaya, yazmaya ve tartışmaya başlar.

Kadının mücadelesi, sadece yoksullukla, savaşın bitmeyen acılarıyla, eğitimsizlikle değildir. Karşılarında katı geleneksel kurallar, önyargılar ve yıllar ötesinden gelen tabular vardır. Onların mücadelesi; bazen fabrikada aynı işi yapan erkek işçilerle aynı maaşı almak, bazen Tıp Fakültesi’nde öğrenci olabilmek ya da vapurda erkeklere ayrılan konforlu bölümde seyahat edebilmek içindir.

Ülke problemleri paralelinde kadınlığın sorunları tartışılırken yaşanan hareketlilik ve kadınlığın fedakâr hizmetleri, zaman zaman fotoğraflar eşliğinde dönemin en çok okunan gazete ve dergi sayfalarına yansır. Yazarları sadece kadınlardan oluşan Kadınlar Dünyası gibi, kadınlığa ait konulara değinen dergi ve gazetelerden hareketle; o dönemde yaşayan kadınların kendi sorunlarına ve memleket meselelerine yaklaşım tarzlarını, çözüm arayışlarını ve bu yoldaki çabalarını görmeye çalıştık. Ülkeninki ile bütünleşen hayat maceralarını, olabildiğince kendi söylemleri üzerinden aktarırken, siyah beyaz fotoğraflardaki çok renkliliği yansıtmak istedik.
Sadece özgürlükleri ve hakları için değil, kendilerine ihtiyaç duyulan her alanda emekleri ve yüreklerini ortaya koyarak birer kahraman haline dönüşen öncü kadınlar, daima minnetle hatırlanmaya layıktırlar.

Her biri kendi çapında kahraman

Kadın Öncüler’de uçağa binen ilk Türk kadını Belkıs Şevket ile İstanbul semalarında süzülecek, geleceğin pırlantalarını yetiştirmek için kendi mücevherlerini satan Aziz Haydar’a minnet duyacak, ilk kadın doktorumuz Safiye Ali’nin “Himaye-i Etfal”de fakir çocukları bağrına basışıyla duygulanacak, entelektüel kimliğiyle öne çıkan Nezihe Muhittin’le tanışınca kadın bilgeliğine hayran kalacak, günümüz kız çocuklarını okutma projelerinin öncüsü Nakiye Hanım’ın temiz ve sıcak sınıflarda eğitim için verdiği mücadeleyi takdir edecek, hasta çocuğuna ilaç almak için Topkapı Fukara Yurdu’nun kapısında sıra bekleyen annenin yüreğine dokunacaksınız.

Yirmi yedi portre ile on üç kurum ve faaliyeti ele alan kitapta Heyemola Yayınları'nın, yıllar öncesinden seslenen millet analarının sesine kulak vermek istediği belirtiliyor. Heyemola Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Ömer Asan, "Ayrıca çalışmamız, erkekler üzerinden yazılan tarih anlayışında yeterince yer bulamamış kadınlarımızı tanıma ve anlama çabasıdır" diyor.

Lale Uçan ve Güldane Çolak'ın arşiv belgeleri ve tarihi metinleri didik didik ederek birlikte hazırladıkları konu hakkındaki ilk derinlikli araştırma kitabı bugünden itibaren raflarda okurları bekliyor.

haber7.com

 

 

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Yorum ekle

Söz sizde!
* tarihim.org üyesiyseniz haber yorum yapabilirsiniz.
* Henüz üye olmadıysanız yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlancaktır.
* Hemen yayınlansın istiyorsanız lütfen üye olunuz.
* Ahlaki kurallar çerçevesinde yorumlarınızı yazınız.
*******
Not:
* Sitemizdeki yayınlanan köşe yazıları, arartırma ve makaleler sitemizin değil, yazarının görüşlerini yansıtır.
* Yanlış bilgi verildiğini düşünüyorsanız, kendinizi tanıtıcı bir bilgi eşliğinde yazılarınızı gönderdiğiniz takdirde, yazınız www.tarihim.org sitesinde yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile

yenisite

Haberi Paylaş

Bookmark and Share

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün236
mod_vvisit_counterDün650
mod_vvisit_counterBu Hafta236
mod_vvisit_counterBu Ay3557
mod_vvisit_counterToplam721413