Anasayfa Haberler cumhuriyet Menemen Olayının Arka Yüzü Neydi?
Menemen Olayının Arka Yüzü Neydi? PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 28 Aralık 2008 10:16
Yıllardan 1930, aylardan Kasımdır. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'i Samsun'da gergin bir hava karşılar. Tren istasyonundan itibaren yolun iki tarafı asker ve polislerce sarılıdır. Heyette bulunan Ahmet Hamdi Başar içlenir bu hazin duruma: Koskoca Gazi, sevgili Samsun'una "adeta bir düşman şehrine" girer gibi mi girmelidir?

Gerginlik akşam yemeğinde had safhaya varır. Vali Kâzım Paşa'dan başka Samsunlu bir Allah'ın kulu yoktur sofrada. Gazi'nin "Belediye Reisi nerede?" sorusu üzerine Başkan Boşnakzade Ahmet Bey apar topar getirilir sofraya. "İçelim!" der Cumhurbaşkanı, Ahmet Bey su bardağını kaldırır. Zaten sinirli olan Gazi çıkışır: "Ne o Reis beyefendi, yoksa rakı günah diye içilmiyor mu?" Cevap, "Hayır efendim, yemek yemiş bulundum da!" olur. "Ya" der Mustafa Kemal, "Demek bizim geleceğimizi bilmiyordunuz?" Ahmet Bey'in cevabı "Geleceğinizi biliyordum da, yemeğe çağrılmamıştım." olur. Bunun üzerine Gazi'nin gözleri Vali'ye çevrilir ve Başkan'ı neden haberdar etmediğini sorar. Cevap yoktur.

Cevap vardır aslında ama nasıl versin Kâzım Paşa? Samsun Belediye Başkanlığı seçimini CHP'yi hezimete uğratan Serbest Fırka adayı açık farkla kazanmış, dahası Ankara'da bunun "sorumluluğu" Vali'ye yüklenmiştir.

Aslında 1930 Kasım'ında Türkiye'de herkes patlamaya hazır bomba gibidir. İlk yıllardaki iyimserlik havası, 1927-28 mevsimindeki kuraklık ve 1929 dünya ekonomik bunalımının ülkeyi vurmasıyla tersine dönmüş, ödemeler dengesi açık vermeye başlamıştır. Tarım fiyatları dibe vurduğu için köylünün ürünü elinde kalmıştır. Esnaf derseniz, burnundan solumaktadır. Halk vergilerin ağırlığından şikayetçidir.

Yurt gezisine Atatürk'le beraber çıkan Hamdi Başar, CHP'nin bir ahtapota dönüşerek çıkar kuyularının başına çöreklendiğini "İstismar ve zulüm gün geçtikçe şiddetleniyor." diye anlatıyordu. Anadolu'da Atatürk'ün önüne atlayıp "Açız!" diye bağıranlar az değildi. Meclis kürsüsünde ise Serbest Fırka'nın Başkanı Fethi Okyar'ın dertli sesi duyuluyordu: "Gidin bakın, İzmir'in köylerinde insanlar ot yiyor."

Okyar'ın İzmir köylülerinin ot yediklerini haykırmasının üzerinden sadece 3 gün geçmiştir ki, Menemen olayı patlak verir. Gazi'nin başsağlığı bildirisindeki öfke okları, Kubilay'ı öldürenlerden çok, eylemcileri destekleyen Menemenlilere yönelmiştir: "Kubilay şehit olurken, gericilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen'deki halktan bazılarının alkış tutarak olayı uygun bulduklarını belli etmeleri (...) utanılacak bir durumdur."

Ancak asıl sorulması gereken soru yine ıskalanmıştır: İyi de neden çoğu Rumeli ve Girit göçmeni olan Menemen halkı "gericileri" desteklesin?

Bunun sebebini sormadan ve dahi aklı başında bir cevabını vermeden işin içinden kimse sıyrılamaz. Bir başka deyişle halkın da desteklediği Menemen olayını bir irtica kalkışmasına indirgemek, sorunun yüzeyinde oyalanmak demekti. Asıl sorun, halkın ekonomik çöküşten duyduğu memnuniyetsizlik, ikincisi ise Cumhuriyet devrimlerinin yıktığı ümmet kimliği yerine, aynı hızla bir millet kimliğini inşa edemeyişiydi. Nihayet CHP'lilerin diz boyuna çıkan yolsuzlukları, 'yiyicilikleri', devletin kaynaklarını yeni bir sınıfa aktarma konusundaki gayretleriydi.

Nitekim Serbest Fırka'nın fikir babası Ağaoğlu Ahmet, Kubilay'ın katillerini destekleyen halkı suçlamakla bir yere varılamayacağını, asıl suçlunun aydınlar olduğunu acı acı haykırıyordu: "Biz Cumhuriyet'i kendi başına bıraktık ve kendi şahıslarımız, işlerimiz ve menfaatlerimizle uğraştık! İşte netice!"

Düşünün ki, bunu söyledi diye "Cumhuriyet" gazetesi Ağaoğlu Ahmet Bey'i rejim düşmanı ilan etmişti; CHP Fethi Okyar'ı iftira atmakla suçlamış, Atatürk dolaylı olarak Serbest Fırka'yı sorumlu tutmuş ve kapatılmasını istemişti.

Ancak Menemen'de isyancıları alkışlayanlar bir sonuçtu. Göçmenlik psikolojisinin tezahürüydü. Kötü yönetimin ve yolsuzlukların, çürümüşlüğün, devleti ele geçirmiş aç gözlü bir oligarşinin yağmasından duyulan rahatsızlığın ürünüydü. Aş ve işinden olmuş kitlelerin Menemen'in payına düşen tepkisiydi. Ot yiyen köylünün isyanıydı.

Yoksa aralarında daha namaz kılmayı ve abdest almayı bilmeyenlerin, hatta Allah'ın İstanbul'da olduğunu zanneden cahillerin bulunduğu katillerin Müslümanlıkla bir alakalarının bulunmadığı sır değildi. Ancak irtica, 28 Şubat'ta olduğu gibi hortumlamaları örten bir perdeydi. Onun arkasından ne işler yürütüldü? Asıl mesele orada. Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Mustafa Armağan

zaman

 

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Yorumlar  

 
0 #5 burak delice 2011-10-05 17:48 hiçbir insanı olduğunun üstünde görmeyin atatürkü bir put,yarı tanrı,sor
gulanmaz,hara ve kusurdan beri olarak görmeyin zira herkesin hatası
mutlaka vardır ve olur onun da bir hatası olabileceğini kabul edin hatası
söylendiğinde 'olmaz böyle birşey o bunu yapmış olamaz' demeyin 'olm
asaydı yok olurduk' salatalıklarını bırakın bu ülke binler kahraman aske
r ve komutan ve millet ittihadıyla kazanıldı elbet onun da katkısı var ama
herşeyi ona vermeyin doğuyu karabekir yok olmaktan kurtardı demek
ne kadar aptallıksa bu da öyledir
Alıntı
 
 
0 #4 burak delice 2011-10-05 17:25 özelde esad erbiliyi,geneld e tarikatleri kötüleyip gözden düşürmek için yapılan hareketti.atanın kurmayları toplantı yapıp karar verdi ve kendini
mehdi sanan cahil ve birkaç serseriyi ayarladı olayla alakası olmayan
erbilinin oğlunun da old 30 kiş idam edilidi jandarma olayı biliyordu kubila
ya silah verilmedi isteyenler mahkeme zabıtlarını okusun
Alıntı
 
 
-2 #3 Nurkan 2009-04-22 16:37 Sayın Mustafa Bey ozamanki gericilerin günümüze yansıyan okumuş halidir! Alıntı
 
 
+4 #2 melis 2009-02-22 17:32 serbest fırka 99 günlük varlığını 17 kasım 1930 da bitirmiştir.dediginiz dogrudur serbest fırka kasım ayında varlığını bitrmiştir fakat menemen olayı 23 aralık 1930 sabahı meydana gelmiştir yani serbest fırkanın kapanısından tam bir ay sonra.ayrıca menemen olayı gericilerin baslattıgı,seri atı yayacaklarını söyledikleri bir isyandır.halkı kılıç zoruyla etkisi altına almış ve arkalarında 70 bin kişilik islam ordusu oldugunu savunmuslardır.söyler misiniz zaten seriat yönetiminden yeni cıkmıs ve kendi isteğiyle bir cumhuriyet kurulmasına izin veren halk,sizin de dediğiniz gibi cogu rumelili ve giritli olan bir halk nasıl seriatı destekler de kubilayın kafasının kesilmesini onaylar? kılıc zoruyla etki altına alınmıs olacaklarını düşünmez mi insan? ki kubilay ın bile kafasını kesmekte tereddüt etmeyen bu insanlar sivil halka cok daha fazlasını yapmazlar mı? yolsuzluktan bahsetmişsiniz peki kendi borclarıyla bas edemeyen devletin hazinesi mi vardı da chp yiyecek? Alıntı
 
 
+4 #1 cahit midilli 2009-01-02 21:12 Sayın Mustafa Armağan bu yazısında Atatürk'ün menemen olayının üzerine Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılmasını istediğini söylüyor. Bu vahim bir hatadır. Çünkü söz konusu fırka Menemen Olayı'ndan önce kapanmıştır. Alıntı
 

Yorum ekle

Söz sizde!
* tarihim.org üyesiyseniz haber yorum yapabilirsiniz.
* Henüz üye olmadıysanız yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlancaktır.
* Hemen yayınlansın istiyorsanız lütfen üye olunuz.
* Ahlaki kurallar çerçevesinde yorumlarınızı yazınız.
*******
Not:
* Sitemizdeki yayınlanan köşe yazıları, arartırma ve makaleler sitemizin değil, yazarının görüşlerini yansıtır.
* Yanlış bilgi verildiğini düşünüyorsanız, kendinizi tanıtıcı bir bilgi eşliğinde yazılarınızı gönderdiğiniz takdirde, yazınız www.tarihim.org sitesinde yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile

yenisite

Haberi Paylaş

Bookmark and Share

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün301
mod_vvisit_counterDün650
mod_vvisit_counterBu Hafta301
mod_vvisit_counterBu Ay3622
mod_vvisit_counterToplam721478