Zihni ÇAKIR
26 Ocak 2010 11:31
Paşa yine konuştu! Konuştu konuşmasına da; hiçbirşeyi açıklamadan tehditler savurarak konuştu sadece! Mimiklerinden ve dışa yansıyan öfkesinden “sakal” ve bıyık ikilemine düştüğü de bes belliydi. Kurumsal bir yapıya yönelik eleştrileri cevaplandırmaya çalışmak yerine, şimdiye kadar eleştrilerin odağındaki kurumuna hakim olan “ideolojik zihniyeti” çözümleseydi; ne dünkü ne öteki konuşmaları yapmasına gerek bile olmayacaktı.
Binlerce sayfalık -kendi deyimiyle seminer ve senaryo- darbe planını, “Allah Allah diye taarruz emri verdiğimiz asker mi Allah’ın evini ve orada ibadet edenleri bombalayacak” mealindeki cümlelerle yalanlamaya kalkışmasına ne demeli peki?
Belli ki paşa milleti hala balık hafızalı falan sanıyor!
28 Şubat ucubesini haklı kılmak için pavyonlardan karı çıkaran kimlerdi paşam?
Bu ucube müdahaleye gerekçe oluşturmak için Yalova’da uyuşturucu tacirlerine ait villada sahte şeyhler üretenleri unuttu mu bu millet?
Daha da ötesi tekbir sesleri ve şenliklerle askere uğurlanan kınalı kuzuların, karavana yemeği öncesinde edilen duada “Tanrımıza hamdolsun” yerine “Allahımıza hamdolsun” demek istediğinde nasıl bir muameleye maruz kaldığını bilmiyor mu sanki?
ALLAH'A HAMD EDENE 1.5 SAATLİK YAĞMUR CEZASI
Bizzat kendim yaşadım.
Marmaris Aksaz Deniz Üs Komutanlığı’nda RİSTAB (Rıhtım İskele Tabur Komutanlığı) vatani görevimi yerine getirirken, yaklaşık 250 kişilik er grubunun, yemek öncesinde edilen duada, “Tanrımıza hamdolsun” yerine “Allahımıza hamdolsun” demekte ısrar ettiği için 1,5 saat yağmur altında beklediğine gözlerimle tanık oldum ve yaşadım.
İyisi mi siz “Allah Allah” söylemleriyle yalanlama stratejisinden de vazgeçin.
Askerliğini yapan her Türk’e komik geliyor bu ajitasyon.
Sahi 12 Eylül 1980’i de hatırlatalım mı?
Malatya’da, Maraş’ta, Çorum’da yaşanan katliamların cuntacı zihniyetlerin tezgahladığı kirli planların senaryo uygulaması olduğunu bilmeyen kaldı mı bu ülkede?
Güldürmeyin paşam bizi!
Aklıyla oynamayın bu milletin!
Deseniz ki; ‘evet bu kurumda, eğitim sisteminden ve tehdit tanımlamasından kaynaklanan sebeplerle cuntacı geleneği devam ettirmek isteyenler olsa da bu kurumun komutanı olarak demokrasiye ve milletin sandığa yansıyan iradesine saygılıyız, gelin el birliğiyle bunları temizleyelim’; amenna!
Yine, ‘siyaset kurumu ve iktidarla ordu arasındaki sürtüşme ve gerilimden birileri nemalanıyor, bu gerilimden doğan boşluktan kendine pozisyon bulup rol üsleniyor deseniz’; can kurban!
Ama ordu içerisinde yuvalanmış cunta zihniyetini sahiplenme anlamına gelecek söylemler kullanıp, demokrasi ve hukuk devleti adına bu zihniyetleri ifşa etmeyi ve bu yönde bilinçli bir toplumsal irade meydana getirmeyi görev sayanları tehdit eder, üstelik yakışmayan bir tarzda o cuntacı zihniyetlerden farksız olarak kürsüleri yumruklarsanız; daha çok yıpratırsınız o kurumsal kimliği.
Elinize boruları tutuşturup “bunların boru olduğunu söyleyin komutanım” diyenlerin tezgahına geldiğinizi unutmayın paşam.
O boruların teknik raporlarıyla, nasıl da yalancı pozisyonuna sokulduğunuzu bir kez daha hatırlayın.
Kağıt parçası dediğiniz ihanet belgesinin, cunta medyasının gözlerinizi boyamasını bir kenara bırakıp, yetkili kurumlarca tasdiklendiğini ve ıslak nüshasının ortaya çıktığını bir kere daha hatırlayın.
Size, “Gömülü tek bir silah ve cehaneliğimiz yok” dedirtenlerin, sizi topraktan fışkıran cephaneliklerle nasıl da yalancı çıkardığını unutmayın.
Kürsüde söylediğiniz sözcüklerin, cuntacı medya manşetlerine taşınan argümanlarına baktığınızda ne demek istediğmi daha iyi anlarsınız.
Açın gözleriniz artık paşam!
Hiçbir şüphe duymadığım demokrasi aşkınızın, kurumunuzdaki bazı kesimlerce ihanete uğradığını görün artık.
Sanmayın ki herşey sadece sizin de dediğiniz gibi sadece 7 yıl öncesinden kalma planlarla sınırlı.
“Yandaş medyanızın” kurduğu kafesten kendinizi kurtarıp, cuntacı zihniyetin hapsettiği sarmalı aşarsanız, bu ülke demokrasisinin hala darbe tehdidi altında olduğunu anlarsınız.
Ve emin olun belki de 5-6 ay içerisinde olabilecek cunta girişiminde hedef kitle ile sizi de aynı potaya koyar bunlar; sırf “Allah Allah” dediğiniz için.
Çünkü galiba “genç subayları” çok rahatsız ettiniz, onların ideolojik eğitim doktrinine ters düştünüz kürsüyü yumruklarken söylediklerinizle.
Zihni ÇAKIR / Cafesiyaset